11 Ağustos 2016 Perşembe

MEME SAĞLIĞI | Meme Kanseri Güncelle

MEME KANSERİ İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN HER ŞEY




Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından 1'i meme kanseri tehdidi altındadır. Günümüzde erken tanı ile memeyi almadan bu kanser türünden korunmanın mümkün olduğunu belirten uzmanlar, 20 yaşından itibaren her kadının ayda bir kez kendi kendini muayene etmesi gerektiğinin altını çiziyor. 20 yaşından 40 yaşına kadar üç yılda bir kez, 40 yaşından itibaren ise yılda bir kez cerrahi uzmanına meme muayenesi olunması ve 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi çektirilmesi uzmanların diğer önerileri arasında yer alıyor. Erken teşhisle ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın.
Ülkemiz istatistiklerine göre meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer almaktadır. Yılda yaklaşık 25.000 üzerinde meme kanseri vakası görülmektedir. Bu rakam her yıl %2 oranında artış göstermekle birlikte ülkemizde görülen meme kanseri vakalarının sayısı batı ülkelerine göre daha az sayıdadır. Ülke nüfusumuz yaşlandıkça, bu rakamların artacağı tahmin edilmektedir. Ülkemiz ile ilgili çarpıcı bir diğer bulgu da, batıda 40 yaş altı, menopoz öncesi meme kanseri vakalarında %6-7 gibi bir oran varken, bu rakam bizim ülkemizde %17 gibi çarpıcı bir rakama ulaşmaktadır. Bunun nedeninin ülkemizdeki genç nüfusun yüzdesi olduğu düşünülse de, tarama ve erken tanı konusunda, 40 yaş altı kadınlarımızın da risklerine göre özel takip programlarına alınması gerektiği ortadadır.

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLA

Daha çok 40 yaşın üzerindeki kadınlarda görülen meme kanserine günümüzde daha genç yaştaki kadınlarda da rastlanıyor. Bunun nedenleri, kadınlarda stresin artması, çalışma zorunluluğu, çocuk doğurmama veya geç doğurma, erken adet görmeye başlama, beslenme ve çevreye bağlı diğer faktörler olabilir.

MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ | Kadın sağlığı

Erken adet ve geç menopoz:12 yaşından önce adet başlangıcı ve 50 yaşından sonra menopoz meme kanseri riskini arttırır.
Doymuş yağ oranı yüksek beslenme:Yağların cinsleri önemlidir. Kanola yağı ve zeytin yağı gibi tek bağlı doymamış yağlar meme kanseri riskini artırmazken mısırözü yağı ve et gibi besinler riski artırır.
Meme kanserinde aile hikayesi:Aile hikayesinde meme kanseri olanlar hastalığın oluşması bakımından yüksek risk altındalar. Fakat meme kanseri olan kadınların % 85′inin ailesinde meme kanseri hikayesi yoktur.
Aile hikayesi sadece anne, kız ve kız kardeşten oluşan yakın akrabaları kapsar. Eğer aile bireylerinden menopoza girmiş, 50 ve daha üstü yaşta meme kanseri teşhisi konmuş olan biri varsa hayat boyu risk sadece %5 artar. Aile bireylerinden menopoz olmamış olanın riski %18,6′ dır. Eğer yakın aile bireylerinden menopoz öncesi ve iki taraflı meme kanseri olan varsa, hayat boyu risk %50′ dir.

DETAYLİ BİLGİ İÇİN SİTEMİZ:     http://goo.gl/aBFMgr


Belirgin bir şekilde pozitif aile geçmişi olan ve menopoz öncesi meme kanseri olan kadınlar mamografi çektirmeye aile bireylerinin teşhis yaşından 10 yıl önce başlamalılar. BRCA-1 ve BRCA-2 gen testleri yüksek riskteki hastaları belirleyebilir. Bu sadece meme kanseri için değil epitelyal tümörler ile yumurtalık ve kolon kanserleri için de geçerlidir.
Geç yada hiç doğum yapmamış olmak:35 yaşına kadar hamilelik bir şekilde koruyucudur. Rahibelerin yüksek meme kanseri riski vardır.
Orta derecede alkol alımı:Günde 2 kadehten fazla alkol kullanımı.
Östrojen tedavisi:Çoğu çalışma 10 yıldan fazla östrojen alımının meme kanseri gelişiminde ufak bir risk artışına sebep olduğunu göstermektedir. Fakat bu çalışmalar östrojen alımının aynı zamanda osteoporoz , kalp hastalığı, Alzheimer ve kolon kanseri riskinin azalmasına sebep olduğunu vurgulamaktadır.
Geçmiş meme kanseri hikayesi:Önceden meme kanseri olmuş hastaların diğer memelerinde kanser gelişme riski yüksektir. Bu risk yılda %1 ya da yaşam boyu % 10 oranındadır. Meme kanseri teşhisinden sonra klinik izlemenin sebebi, sadece hastalığın yeniden oluşmasını değil aynı zamanda diğer memede ortaya çıkabilecek kanseri erkenden teşhis etmektir.
Kadın:Kadın olmak meme kanseri oluşum riskini artırır. Fakat meme kanseri olan her 100 kadına karşılık 1 erkekte aynı hastalık görülecektir.
Hodgkin hastalığı için ışın tedavisi:Göğsüne ışın tedavisi uygulanan hastalar yaklaşık 10 yıl sonra yüksek meme kanseri riskine sahip olur, bu gruptaki hastalar erken teşhise önem verilmelidirler.
Orta derecede obezite:Obezite ve meme kanseri ilişkisi karışık olmakla birlikte yüksek riskle ilişkilidir.
Özellikle kimler meme kanserine daha sık yakalanabilir?
Ailesinde ve yakın akrabalarında (anne, kardeş, çocuk, anneanne, babaanne, teyze, hala vs.) meme kanseri olanlar, ilk adetini 12 yaşından önce görenler, menopoza 55 yaşından sonra girenler, hiç doğurmayanlar, kendisinde daha önce meme veya yumurtalık teşhisi konulanlar, menapozda aşırı kilo alanlar, alkol ve sigara kullananların meme kanserine yakalanma riski daha fazladır

Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş | Meme Kanseri Belirtileri


DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLA

-1 Bireysel Emeklilik Planı


                                              Avantajlar                                                      

  • Medeni hakları kullanma ehliyetine haiz kişiler bu plana katılabilir.
  • Yatırdığınız her katkı payı tutarının % 25'i kadar devlet katkısından faydalanırsınız.
  • Yılda 4 kez plan değişikliği, 6 kez fon değişikliği yapabilirsiniz.
  • Ödeme periyodunuzu (1 aylık, 3 aylık, 6 aylık, yıllık) kendiniz belirleyebilirsiniz.
Plan Özellikleri+

Giriş Aidatı:

Yeni Bireysel Emeklilik Hesabında;

  • Bu planla BES’e ilk kez katılan katılımcı, ilgili giderlerin karşılanması amacıyla giriş aidatı öder. Şirketimizde yaşayan bir bireysel emeklilik sözleşmeniz olması durumunda, başlattığınız yeni sözleşmenizden giriş aidatı alınmayacaktır.
  • Bu planın giriş aidatı tutarı aylık brüt asgari ücretin %8,5 TL’dir.

Alınma Kriterleri ve Tutarı

  • Sözleşmenin ilk yılında, ilgili takvim yılının ilk 6 ayında 16 yaşından büyükler için geçerli olan aylık brüt asgari ücretin %8,5’ine karşılık gelen tutar peşin giriş aidatı olarak tahsil edilecektir.
  • Sistemden ayrılmanız halinde sistemde kalınan süreye bağlı olarak, ertelenmiş giriş aidatı alınır. 5 yıl ve üzeri sürelerde kalan katılımcılardam giriş aidatı alınamaz.
  • Emeklilik hakkının kullanılması veya vefat, maluliyet yahut şirketin tasfiyesi gibi zorunlu nedenlerle ayrılma durumları haricinde, 5 yıllık sözleşme süresi dolmadan şirketten ayrılma durumunda (başka şirkete aktarım ya da bireysel emeklilik sisteminden ayrılma durumunda), şirketçe katılımcının bireysel emeklilik hesabındaki birikiminden ertelenmiş giriş aidatı şeklinde indirilebilecek tutar; 5 yıllık süreçte yapılabilecek toplam kesinti üst limitinden, katılımcıdan ayrılma tarihine kadar yapılan Giriş Aidatı, Ara Verme Yönetim Gider Kesintisi ve Yönetim Gider kesintisi düşülerek hesaplanır. Hesaplanan bu tutar çıkışta ertelenmiş giriş aidatı olarak tahsil edilir. AABÜ*%8,5*5 - (Ayrılma tarihine kadar yapılan Giriş Aidatı, Ara Verme Yönetim Gider Kesintisi ve Yönetim Gider kesintisi)
  • AABÜ: Aylık Asgari Brüt Ücret'tir. AABÜ tutarındaki değişiklikler sözleşmeye yansıtılmaktadır.Her yıl için, ilgili takvim yılının ilk altı ayında 16 yaşından büyükler için uygulanacak aylık brüt asgari ücret tutarı esas alınır.
ŞİRKETTE KALINAN SÜRE (Yıl)ÇIKIŞA ERTELENMİŞ GİRİŞ AİDATI TUTARLARI
15AABÜ*%8,5*5 - (Ayrılma tarihine kadar yapılan Giriş Aidatı, Ara Verme Yönetim Gider Kesintisi ve Yönetim Gider Kesintisi)
5+Ödenmez

Aktarım Halinde;

  • Başka bir emeklilik şirketinden aktarım ile bu plana dahil edilen katılımcı, giriş aidatı ödemez.

Asgari Katkı Payı

Bu planın aylık asgari katkı payı tutarı 150 TL’dir.

Katkı Payı Ödemeleri ve Katkı Payı Üzerinde Ödeme Yapma

Katılımcı sözleşmede belirlenen katkı payından fazla veya ek olarak katkı payı ödemesi gerçekleştirebilir.

Katkı Payı Ödemeye Ara Verme

  • Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı ödenmesine ara verilebilir.
  • Vadesinde ödenmeyen katkı payının ödeme tarihini müteakip üç ay içinde, ilgili hesaba herhangi bir ödeme yapılmaması durumunda, ilgili sözleşmede ödemeye ara verildiği kabul edilir.
  • Vadesinde ödenmeyen katkı payının ödeme tarihini müteakip üç ay içinde, ilgili hesaba herhangi bir ödeme yapılmaması durumunda, ilgili sözleşmede ödemeye ara verildiği kabul edilir. Ara verme süresi boyunca aylık asgari brüt ücretin %8,5'i kadar TL tutarında (mevzuatta belirtilen üst sınırı aşmamak kaydı şartıyla) ara verme yönetim gider kesintisi katılımcının birikiminden kesilir.
  • Bir yıldan uzun süre ödemeye ara verilmesi durumunda ise bireysel emeklilik hesabına ilişkin olarak Emeklilik Gözetim Merkezi'ne ödenen sabit giderler, birikimlerin ana para kısmından tahsil edilecektir.
  • Yönetim Gider Kesintisi, Giriş Aidatı ve Ara Verme Yönetim Gider Kesintisi toplamı, yıllık olarak her yıl İçin Aylık Brüt Asgari Ücretin %8,5’ine Karşılık Gelen Maktu Tutarı aşamaz. İlgili kesintiler sözleşmenin ilk 5 yılı yapılabilir.

Yönetim Gider Kesintisi

Katılımcının bireysel emeklilik hesabına yaptığı katkı payları ve ek katkılar üzerinden, katkı payı ödeme tarihleri itibariyle yönetim gideri kesintisi yapılmamaktadır.

Emeklilik Yatırım Fonları

Bu plan kapsamında katılımcıya sunulan emeklilik yatırım fonlarından aşağıdaki oranlarda fon işletim gideri kesintisi yapılır.

FON ADIGünlük FİGKYıllık FİGKYıllık FTGK
FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU% 0,00611% 2,23% 2,28
FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU% 0,00515% 1,88% 1,91
FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK FONU EMEKLİLİK YATIRIM FONU% 0,00290% 1,06% 1,09
FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU% 0,00515% 1,88% 1,91
FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU% 0,000986% 0,36% 0,365
(FİGK : Fon İşletim Gider Kesintisi FTGK : Fon Toplam Gider Kesintisi)
Bu plan kapsamında müşterimizin fon dağılımlarını net olarak belirtmemesi halinde Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu standart plan olarak kabul edilmiştir. Katkı paylarının yatırıma sevk edilen kısmı aksi belirtilmedikçe bu fonda değerlendirilmeye sevk edilecektir.
Bu plan kapsamında devlet katkıları; Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş. Katkı Emeklilik Yatırım Fonu’nda değerlenecektir.



Nasıl Satın Alabilirsiniz?+
Bireysel emeklilik sözleşmesi yapmak için;


Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş.

2012 yılında kurulan, sektörün genç ve dinamik oyuncuları arasında yer alan Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş., benimsediği çağdaş hayat sigortacılığı ilkeleri ve müşteri odaklı yapısı ile müşterilerine maksimum fayda sağlayan hizmetler sunuyor.

Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş., katılımcı bireyler ile bakmakla yükümlü oldukları ailelerinin bugün ve gelecekteki yaşam standartlarını koruyor. Şirket aynı zamanda, 75 milyon nüfusu ile hayat sigortacılığında önemli bir potansiyeli bulunan Türkiye'de, artan refaha paralel gerçekleşmesi beklenen, bireylerin bugünlerini ve geleceklerini güvence altına alma ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir görev üstleniyor.

Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş., (katılımcıların bireysel tasarrufları ile) ekonomik kalkınmanın ve düşük tasarruf oranları ile mücadelenin ihtiyaç duyduğu "orta ve uzun vadeli fon yaratmada etkinlik sağlamaya" katkıda bulunuyor.

DETAYLİ BİLGİ İÇİN TIKLA

Meme Kanseri Belirtileri

Meme içinde kanserleşen bir hücrenin, bir tümör oluşturması ve bir uzmanın muayene sırasında anlamasına ya da radyolojik incelemede belli olmasına kadar hayli uzun zaman geçmesi gerekiyor. Kadınlar genellikle en az 1 cm. büyüklüğüne ulaşmış bir kitleyi, elle kontrol yöntemi sayesinde fark edebiliyorlar.  Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Kanser uzak organlara metastaz (yayılım) yapmışsa bu yayılımlar, nadiren meme kanserinin ilk bulgusunu oluşturuyor. Meme kanserinin sıkça yayılma gösterdiği bölgeler ise kalça ve omurga kemikleri ile akciğer ve karaciğer. Ancak bazı hastalarda bu belirtilerin hiçbirisi olmuyor ve kanser yalnızca, mamografi incelemesiyle tespit edilebiliyor. Aşağıdaki belirtilerden en az biri varsa, vakit geçirmeden uzmana başvurulması gerekiyor.
  • Memede veya koltukaltında ele gelen kitle (sertlik, şişlik)
  • Memebaşından akıntı (tek kanaldan kanlı veya şeffaf renkli)
  • Memebaşında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu
  • Memebaşı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma)
  • Meme cildinde yara veya kızarıklık
  • Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü)
  • Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.)



Tüm kanser türlerine bağlı ölümler arasında, meme kanserine bağlı ölümler, ikinci sırada yer alıyor. İlk sırada, akciğer kanseri bulunuyor. Türk İstatistik Kurumu (TUİK) 2007 verilerine göre,  70 milyonu aşan ülkemizde, 100 bin kadından 22’si meme kanserine yakalanıyor. Meme kanserinden ölüm oranı 100 bin kadında yaklaşık 10 kişi olarak belirtiliyor.  (http://www.tuik.gov.tr)

YANLIŞ
Meme kanseri genç kadınlarda görülmez
DOĞRU
Meme kanseri 50 yaş üstü kadınlarda daha yaygın ancak her yaş kadında ortaya çıkabiliyor.

DETAYLİ BİLGİ İÇİN RESME TIKLA




meme kanseri,memede kanseri ağrı yaparmı,memede kanseri ameliyatı,memede kanseri tedavisi,memede kanseri belirtileri,memede kanseri nedir



meme kanseri|memede kanseri ağrı yaparmı|memede kanseri ameliyatı|memede kanseri tedavisi | memede kanseri belirtileri | memede kanseri nedir


Meme Kanserinde Kemoterapi Gereklimi ? 2016

Detay bilgi için

Kemoterapi genellikle ameliyat sonrası önerilen bir tedavidir. Ancak, bazı hastalarda ameliyattan önce verilmesi ve kanserli dokunun küçültülmesi gerekebilir. Ayrıca verilen ilaçların tümör hücrelerinde etkili olup olmadığı da anlaşılabilir.Tümör çapı büyük olan, deriyi tutmuş veya koltuk altında büyük lenf bezleri saptanan hastalarda bu tedavi tercih edilir.

Meme kanserinde kemoterapi çok sık uygulanan bir tedavi seçeneğidir.
Ancak erken evre meme kanseri olan hastalarda gereksiz kemoterapinin önüne geçebilmek için tümördeki genlerin analizi yapılmaktadır. Bunlardan 21- gen analizi (Oncotype-Dx testi) ile hastaların yaklaşık yüzde 31’inde kemoterapi ve hormonoterapi uygulama kararı değişmiştir.
Bu değişikliklere ek olarak meme kanseri tedavisinde özellikle ileri ve metastatik hastalarda yeni ilaçlar başarılı sonuçlar vermekte, hastaların yüzde 50-60’ında tümörün kaybolmasını sağlamaktadır.
Genellikle üç haftada bir tekrarlanan kemoterapi 4 ila 8 seans sürer. Kemoterapi tedavisinde kolun toplardamarına yerleştirilen bir kateter ve port aracılığıyla ilaçlar verilir. Verilen ilaçlara bağlı olarak koldaki damarlarda sertleşme, kızarıklık ve tıkanıklık olabilir. Bu nedenle uzun süreli tedavilerde küçük bir ameliyatla köprücük kemiğinin altına bir port adı verilen alet  yerleştirilir. Buna bağlı olan tüpün ucu kalbe yakın ana toplardamarın içerisindedir. Port, deriden kolayca hissedilir. Özel bir iğne ile buraya girilir. Medikal onkolog tarafından hazırlanan özel tedavi sıvısı birkaç saat içerisinde buradan dolaşıma gönderilir.
Kemoterapide bulantı, kusma, halsizlik, ağız kuruluğu, iştahsızlık en sık karşılaşılan problemlerdir. Saç dökülmesi hastaların en sevmedikleri durumdur. Ama 10- 15 gün sonra dökülmeye başlayan saçlar, tedavi bittikten kısa bir süre sonra tekrar çıkar.
Kemoterapinin bir diğer yan etkisi de kemik iliğini etkileyerek akyuvar sayısının azaltmasıdır. Bu nedenle her tedavi öncesi kan sayımı yapılır. Akyuvar sayısı azaldığında kemoterapiye ara verilerek özel ilaçlara bunların artırılması sağlanır. Tedavi sırasında kan verilmesi de gerekebilir. 

Meme Kanserinde Kemoterapi Gereklimi ? 2016

Detay bilgi için

Kemoterapi genellikle ameliyat sonrası önerilen bir tedavidir. Ancak, bazı hastalarda ameliyattan önce verilmesi ve kanserli dokunun küçültülmesi gerekebilir. Ayrıca verilen ilaçların tümör hücrelerinde etkili olup olmadığı da anlaşılabilir.Tümör çapı büyük olan, deriyi tutmuş veya koltuk altında büyük lenf bezleri saptanan hastalarda bu tedavi tercih edilir.

Meme kanserinde kemoterapi çok sık uygulanan bir tedavi seçeneğidir.
Ancak erken evre meme kanseri olan hastalarda gereksiz kemoterapinin önüne geçebilmek için tümördeki genlerin analizi yapılmaktadır. Bunlardan 21- gen analizi (Oncotype-Dx testi) ile hastaların yaklaşık yüzde 31’inde kemoterapi ve hormonoterapi uygulama kararı değişmiştir.
Bu değişikliklere ek olarak meme kanseri tedavisinde özellikle ileri ve metastatik hastalarda yeni ilaçlar başarılı sonuçlar vermekte, hastaların yüzde 50-60’ında tümörün kaybolmasını sağlamaktadır.
Genellikle üç haftada bir tekrarlanan kemoterapi 4 ila 8 seans sürer. Kemoterapi tedavisinde kolun toplardamarına yerleştirilen bir kateter ve port aracılığıyla ilaçlar verilir. Verilen ilaçlara bağlı olarak koldaki damarlarda sertleşme, kızarıklık ve tıkanıklık olabilir. Bu nedenle uzun süreli tedavilerde küçük bir ameliyatla köprücük kemiğinin altına bir port adı verilen alet  yerleştirilir. Buna bağlı olan tüpün ucu kalbe yakın ana toplardamarın içerisindedir. Port, deriden kolayca hissedilir. Özel bir iğne ile buraya girilir. Medikal onkolog tarafından hazırlanan özel tedavi sıvısı birkaç saat içerisinde buradan dolaşıma gönderilir.
Kemoterapide bulantı, kusma, halsizlik, ağız kuruluğu, iştahsızlık en sık karşılaşılan problemlerdir. Saç dökülmesi hastaların en sevmedikleri durumdur. Ama 10- 15 gün sonra dökülmeye başlayan saçlar, tedavi bittikten kısa bir süre sonra tekrar çıkar.
Kemoterapinin bir diğer yan etkisi de kemik iliğini etkileyerek akyuvar sayısının azaltmasıdır. Bu nedenle her tedavi öncesi kan sayımı yapılır. Akyuvar sayısı azaldığında kemoterapiye ara verilerek özel ilaçlara bunların artırılması sağlanır. Tedavi sırasında kan verilmesi de gerekebilir. 

Tümörü değil memeyi korumaya çalışıyoruz | Meme kanserinde cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?

Tümörü değil memeyi korumaya çalışıyoruz. 

Meme Kanserinde Cerrahi Tedavi Nasıl Yapılır?
Tümörü değil memeyi korumaya çalışıyoruz. Meme cerrahı hastayı muayene ettikten sonra cerrahi öncesi bazı tetkikler isteyebilir. Daha önce çekilen ancak iyi bir görüntü vermeyen veya deneyimli bir meme radyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmeyen mamografi, ultrasonografi veya emar görüntüleme yeniden istenebilir veya istenmemiş ise istenebilir.  Dijital mamografi yöntemi ile hastaya verilen radyasyon dozu daha az olup, daha kaliteli bir görüntü elde edilmektedir. Yapılan muayene ve radyolojik tetkiklerle kanser olma ihtimali yüksek ise, bu kitle ameliyat sırasında çıkarılarak o esnada patolog tarafından değerlendirilebilir. Ancak, kanser olduğu konusunda az bir şüphe var ise, o zaman kalın iğne biyopsisi yapılarak patoloji uzmanına gönderilir. Bazı çok küçük ve ele gelmeyen şüpheli tümörlerden mamografi, ultrason veya emar yardımı ile biyopsi yapılabilir. Bazen bunlar ultrason veya mamografi yardımı ile işaretlenerek ameliyathanede çıkarılırlar. 

,Meme kanserinde cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?
  • Parsiyel Mastektomi: Memenin kanserli dokusunun etrafındaki ince bir sağlam meme dokusu ile birlikte alınması ameliyatı. 
  • Mastektomi: Memenin meme başı, halkası ve derisi ile alınmasıdır.
  • Subkutan mastektomi ve protezle tamir (rekonstrüksüyon) Meme başı, halkası ve meme derisin korunarak içindeki meme dokusunun tamamen alınması söz konusudur. Ortaya çıkan boşluk silikon bir protezle doldurulur. 
  • Bekçi (Sentinel) lenf bezi biyopsisi: Mavi boya veya radyoaktif maddeyi meme içerisine vererek koltuk altındaki mavi boyalı ve radyoaktif maddeyi tutan lenf bezinin çıkarılması işlemidir. Bu lenf bezinde kanser hücresi yok ise, bu kesilen yer kapatılır ve kol ödemi riski azalır.
  • Koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması: Bekçi lenf bezinde kanser var ise, veya muayene ve radyolojik bulgular koltuk altında kanser olduğunu gösterirse, koltuk altından 10-15 tane lenf bezi çıkarılır.  Memenin alındığı durumlarda meme derisinin altına, lenf bezlerinin çıkarıldığı durumlarda ise, koltuk altına bir negatif basınçlı (vakumlu) diren konularak burada biriken sıvının dışarı çıkması sağlanır. Bu drenaj işlemi bazen 5-7 gün bazen daha uzun sürebilir.  

Meme hangi durumlarda alınıyor? 
Hastalığın memede birden fazla yerde ve yaygın olarak olması, tümörün büyük memenin küçük olması, bazı durumlarda memeye radyasyon verilememesi durumunda memenizin alınmasına karar verebilir. Öncelikle önemli olan şeyin sizin sağlıklı ve uzun yaşamanız olduğunu unutmayınız. Ayrıca size meme alındıktan hemen sonra yeni bir meme de yapılabilir.

Koltuk altına yayılan tümör nasıl tedavi edilir?
Meme kanserinde tümör hücrelerinin genellikle ilk ulaştıkları yer, aynı taraftaki koltuk altı lenf bezleridir. Ameliyattan önce yapılan değerlendirmelerde bu bölgede büyümüş lenf bezi var ise bunun biyopsisi yapılarak içerisinde kanser hücrelerinin olup olmadığı araştırılır. Şayet lenf bezinde de tümör olduğu saptanır ise, memedeki tümör çıkarıldıktan sonra lenf bezleri de buraya yapılan ayrı bir kesi ile çıkarılırlar. Değerlendirilmesi için patoloji uzmanına gönderilir. Şayet, muayene ve radyoloji bu lenf bezlerine yayılım tespit etmemiş ise, o zaman yukarıda belirtildiği gibi bekçi lenf bezi biyopsisi yapılır. Bu lenf bezlerine mikroskopik olarak yayılım var ise aksiller lenflerin çıkarılması hastalığın tedavi şeklini belirlememize yardımcı olur.  Lenf bezlerinin çıkarıldığı boşluğa burada birikecek lenf sıvısı, serum ve kanı dışarıya akıtacak bir silikon tüp konularak ucu dışarıya alınır ve toplanacağı negatif basınç uygulanabilecek bir torbaya bağlanabilir. Hastalar bu direnle taburcu edilirler. Hastayı evinde takip edebilecek yakınına biriken sıvıyı 24 saatte ölçerek dökmesi öğretilir. Bu miktar 24 saat içerisinde 30 mililitrenin altına düştüğünde hasta doktoruna gelir ve diren çıkarılır. Diren pansumanı üzerine bir koruyucu yapıştırılır ve hastalar ameliyatlarının ertesi günü duş alabilirler.

Koltuk altı lenf bezleri alındıktan sonra komplikasyon görülebilir mi?

Koltuk altı lenf bezleri çıkarıldıktan sonra, kol iç kısmında uyuşukluk, his azalması, uyuşukluk ve duyu kaybı omuzda hareket kısıtlığı ve kolda ödem (lenfödem) ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar, bekçi lenf bezi biyopsisi yapıldığında daha azdır. 

Ameliyattan hemen sonra  o taraftaki kolunuzu saç tarama, yemek yeme, su içme gibi günlük ihtiyaçlarınız için kullanabilirsiniz. Ameliyatlı taraftaki kol ve omuz hareketlerinizi koltuk altına konulan diren alındıktan sonra size önerdiğimiz şekilde yapabilirsiniz. En pratik ve kolay egzersiz,  o taraftaki parmaklarınızın duvarda ulaştığı en üst noktaya çizdiğiniz bir çizginin üzerine ulaşması için merdivene tırmanır gibi hareket ettirmeniz ve elinize alacağınız bir lastik topu günde 5-6 defa ve 4-5 dakika süreyle sıkıp gevşetmenizdir.  Ayrıca, omzunuzu öne veya arkaya doğru çevirerek hareket ettiriniz. Kol ve omuz hareketlerinizin eski düzeyine kavuşması için düzenli egzersiz yapınız. Yüzme bu amaçla yapılabilecek en iyi spordur. Bu konuda size hazırlamış olduğumuz kitapçık ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanımız yardımcı olacaktır.


Koltuk altındaki lenflerin alınmaması mümkün mü? 
Yukarıda belirttiğimiz gibi, eğer tanı konulmuş bir kişinin tetkiklerinde ve muayenesinde koltuk altı lenf bezlerinde büyüme saptanmamış ise bu hastalara deneyim gerektiren bekçi lenf bezi biyopsisi uygulanmaktadır.